E-Posta Bak    Üyelik Formu |  Parolamı Unuttum     Kullanıcı Adı :     Şifre :

Konurlu Haber  | Konurlu Köyü  | Ekonomik Durum  | Tarihçe  | Kültür  | Konurlu Yemekleri  | Coğrafya  | İklim  | Nüfus  |
      Konurlu Köyü
 Yazilari Küçült Yazilari Büyült
7.11.2006
Eski Zamanlarda Köyde Hayat
'1976 yılına kadar köyde elektik bulunmadığından, genelde erken yatılır ve erken kalkılırdı. Yatsı Namazı yatma saatini, sabah namazı ise kalkma saatini belirlerdi. Gaz lambası ışığında zaman zaman sohbetlerde olurdu. Bu sohbetler kışın biraz daha uzun olurken yazın gecelerin kısalığı nedeniyle daha çabuk biterdi, bunun istisnası Almancıların tatil dönemi olurdu. Gecelere renk katan günler genelde arabaşı günleri olurdu. 

Kış mevsiminde, sabah namazını müteakip, hayvanları olanlar onlarla ilgilenir, daha sonra da sobası olan sobasını, olmayan ise bugünki şöminelere benzeyen doğal ocaklarını yakarlardı. Kar yağması durumunda ise ilk önce eski damlı evlerde oturanlar damlarındaki karları temizlerlerdi (kürerlerdi). Okul çocukları olan, onları okula gönderdikten sonra günlük diğer işlerle ilgilenirlerdi.

Tatil günlerinde ise çocuklar erkenden kalkıp, kızaklarını alarak sabahın donunda kaymaya giderlerdi. Çocuklar genelde kızaklarını kendileri yaparlardı. Aynı zamanda kışın odun taşımak içinde büyük boyutlu kızaklar yapılırdı. Kızak kayarken üst başın ıslanması ve öksürmek, aksırmak dikkat edilecek bir durum arzetmezdi. Eğlence varsa sorun yoktu. Zaten belli bir döneme kadar köyün çocukları doğal olarak hastalıkların üstesinden gelmişse Allah'ın izniyle yaşama şansını elde etmişlerdi. Doktorun yerine köyde iğne yapan tecrübeli biri, doğum işleri içinde yaşlı kadınlar görev yapardı.

Bahar ayının başlamasıyla birlikte (bazen uzun kar yağışları nedediyle bu dönemin Mayıs ayını bulduğu da olurdu.), sonbaharda ekilmeyen tarlalar ekilmeye başlanırdı. Sabah'ın ilk ışıklarıyle başlayan hayat, hayvanların sürülere katılmasıyla devam ederdi. Kimi zaman büyükbaş hayvanları ailelerin çoçukları güderlerdi (otlatırlardı). Bu konuda şu anda yaşları 40- 50 civarında olan hemşehrilerimizin oldukça ilginç hikayeleri mutlaka vardır. Ayrıca kuzulayan koyun ve keçilerin yavrularıyla ilgilenmek bu dönemde çocukların en büyük sevinç kaynaklarından biriydi.

Yazın başlamasıyla birlikte fiğlerin yolunması başlar, şimdi artık pek ilgilenilmeyen bağlara çağla toplamaya gidilirdi.

Biçer-döver uzun bir süre Köye gelmediğinden genelde ekinler tırpanla biçilir, deste edilir ve yığın haline getirilir, sonra at arabalarıyla harmanlık yerlere taşınırdı. Geceleri taşınan sapları korumak için açık havada harmanda yatmak ta en güzel işlerden biriydi. İşi olmayan çocuklar genelde ya arabaların üzerinde sap çiğnerlerdi veya gelen sallı sap arabalarının arkasından sallanırlardı. Bazende sapların içerisinde oynamak oldukça eğlenceli olurdu.Taşınan bu ekinlerler günlerce, kimi zaman çocukların da büyük ilgi gösterdiği düvenle harmanlanır ve sabahın erken saatlerinde hafif rüzgarlı havalarda, bazen imece usulüyle, kimi zamanda sadece aile bireyleriyle savrularak denesi, samanından ayrılırdı.

Bütün savurma işlemleri bittikten sonra samanlar, samanlıklara taşınırdı. Samanlık çiğnemeleri de (çığnamaları veya yosmaları) en sıkıntılı, fakat çocuklar açısından eğlenceli işlerden biriydi. Batöz'ün (patos) köye gelmesiyle, önce düven ortadan kayboldu, sonrada savurma işi, en sonunda da biçer-döverin gelmesiyle hem savurma işi, hem de tırpan ve onun aksesuarı olan, örs, çekiç ve masat taşı ortadan kayboldu.

Yaz dönemi aynı zamanda hasretlik çekenlerin kavuşma ayları olurdu. Köyde bu dönemde motorlu taşıt trafiği artar, ziyafetlerde olabildiğince çoğalırdı. Bugün artık rutin bir iş olan piknik işleri kesilen bir oğlak veya koyunla harman sonunun bir ödülü gibi olurdu. Düğünlerde genelde, bugün de olduğu gibi, bu dönem de ancak harman sonunda yapılırdı.

O dönemlerde her yetişkin küçüğünün terbiyecisi sayılırdı. Akraba olup olmadığına bakılmaksızın yanlış yapanlar mutlaka uyarılırdı. Aileler bu durumu normal karşılardı. Büyükelerden birinin yapılmasını istediği bir şeyi yerine getirmemek ayıp olarak kabul edilirdi. Komşuluk ilişkileri son derece ileri seviyede idi, bugünkü gibi evler arasında sık duvarlar bulunmuyordu. Ramazan aylarında beraber iftarlar ve kandil gecelerinde belli evlerde büyük çaplı buluşmalar gerçekleştirilirdi.

Her sülalenin, maddi durumuna göre bakımlı ve işlemeli tavanları ve dolapları olan bir odası bulunurdu, yetişkin erkekler akşamları orada toplanırlardı ve gençler onlara hizmet eder, o mekanda bulunanların evinde pişen yemek bu odalara gönderilirdi. Bayram yemekleri yine aynı şekilde bu odalarda topluca yenilirdi. Bu odalar aynı zamanda köydeki her türlü dini ve dünyevi sohbetlerin yapıldığı, büyüklerin konuştuğu küçüklerin dinlediği mekanlar olup, köy dışından gelen tanıdık ve tanımadık yabancı misafirler buralarda yatıp kalkarlardı. Bu uygulama şimdi tamamen unutulsa da, işlevsel boyutu değişmiş olsa da odaların bir ikisi halen varlığını sürdürmektedir.

Aile reisleri, eskiden annesinin, babasının veya büyüklerinin yanında çocuklarını, velevki gurbetten gelmiş ve yıllardır çocuklarını görmemiş olsalar bile, saygıdan dolayı, sevip kucaklarına alamazlardı. Çocuklar eve gelen yabancı misafirin elini öper gibi babalarının da elini öperlerdi. Bugün için anlatması dahi hoş olmasa da, ailesi rahatsız yatıyor olsa ve çocukları ağlasa veya bir yerden düşse, bir ihtiyacı olsa bile büyüklerinin yanında kalkıpta çocuklarıyla ilgilenemezlerdi. Bunca uygulamaya rağmen çocuklar büyüklerine karşı sonuna kadar saygıda kusur etmezlerdi. Yukardaki kesitler sadece kısa zaman dilimlerinden yapılan alıntılardır. Akla gelmedik daha bir çok ayrıntı elbette vardır. Bunları da sizlerden bekliyoruz.
'

 

 
Bu Haberi Yazdır     |   Okunma : 26150   |   Tavsiye Et   |   Habere Yorum Ekle   |   Haber : webmaster     

 
 BU HABER İÇİN YAPILMIŞ OLAN YORUMLAR    (Toplam Yorum : 0 ) TÜM YORUMLAR

Bu Haber İçin Henüz Yorum Yapılmamış !

 
 Konurlu Köyü ... DİĞER BAŞLIKLAR   7.11.2006
 Sarikaya & Yozgat

    Yozgat Genel Konum
    Yozgat Ekonomi Yapisi
    Yozgat Tarihi Konu
    Yozgat in Gacmisi
    Acil Telefon Numaraları Listesi
 
 Son Yorumlar

  

 
 Duyurular


 

  Dönüşümlü Anket

Sitemiz Guzelmi ?

Evet Çok Güzel Olmuş  [38]
Güzel İdare Eder işte  [5]
Biraz Çalışmanız Lazım  [32]

  

Durum 
12633869 gösterildi,  75 Oy Kullanıldı
 
   Yazar-Editör

Editör Girişi
Yazar Girişi

 
 Diger Linkler

 
   Makaleler
    Yazarlarimiz
    Ziy.Defteri Yaz 
 
  Ziy.Defteri Oku
    Üye-İstatistik
    Sitene İçerik Ekle

 
  Sayac

 Gönül Bahçesi

Hz.insan ve Çile.
 Murat Altun

 Hamsi Göz

TES AÇIKLAMASI
 Halil Bayram

 Havik (Atmaca)

Oruç tutmak faydalıdır
 Orhan Gazi Atmaca

 Hacı Dursun Efendı

BERÂET GECESİ
 Dursun Atmaca

 Mercek

SARIKAYADA SEÇİM
 Bülent Akdoğan

 Duygular Dillensin Diye

istemem
 Ali Rıza Malkoç

 Yaşam

BU NE YAHU
 Bayram Atalan

 Usda

Tanisalim
 İsmail Atalan

 Sende Yaz

BİTANECİK OĞLUM… Yazan FE
 Serbest Kürsü
http://www.konurlu.com  Tüm Hakları Saklıdır ©2004-2008 webmaster@konurlu.com
Açılış Sayfanız Yapın    /    Sık Kullanılanlara Ekleyin    /    Bu Siteyi Tavsiye Edin